An abstract of the Thesis of Anna Vakali for the degree of Masters of Arts from the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken June 2007

Title: Agreements and Friendship between Greece and Turkey in 1930: Contesting Nationalist Discourses and Press Reactions

The signing, among others, of a “friendship agreement” between Greece and Turkey in 1930 has been coined by official nationalist discourses as the initiation of a brand new “friendship-era” between the two nations. This rupture though was undermined by the fact that the signing followed only few years after the end of the Greek-Turkish war in 1922, and the ethnic tensions that the ten-year-long fighting had brought as its unavoidable repercussion. This thesis, after a brief analysis of the international matrix in which the Greek-Turkish rapprochement was concluded, proceeds to a two-fold analysis: On the one hand it reconstructs the nationalist discourses -mirrored in parliament debates and public speeches, as well as the regime-loyal press, that is, the Venizelist Ελεύθερον Βήμα (Free Tribune), and the Turkish Cumhuriyet (Republic)- with which both the Venizelist and the Kemalist government justified in public the followed policy and attempted to render the other party as a “trustable” and “new” partner, disentangling it thereby from past connotations, while presenting themselves as fully supported by both countries’ “public opinion.” On the opposite pole, it seeks to shed light on the differences evolving between these official nationalist discourses and oppositional/popular ones. With that aim it analyzes the two countries’ press spectrum of 1930 and sheds light on the different nationalist imaginaries that were uttered around the signing of the agreements in June and October 1930, by popular versions of the official nationalist discourse, like the Turkish newspaper Vakit (Time), by oppositional parties, as the anti-Venizelists in Greece, or such marginalized groups like the refugees/exchangees and the communists. The method thereby used is a critical reading and a reconstruction of the texts of the parliament discussions and a variety of newspapers, with the aim to create a narrative unraveling the different political implications, the power relations and the contradictions these contain.

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Anna Vakali tarafından Haziran 2007’te teslim edilen tezin kısa özeti

Başlık: 1930 Yılında Yunanistan ve Türkiye Arasında Dostluk Dönemi ve Anlaşmaları: Çekişen Milliyetçi Söylemler ve Basındaki Tepkiler

İmzalanan benzeri anlaşmalar arasında, 1930 yılında Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan “dostluk anlaşması”, resmi milliyetçi söylemler tarafından iki ülke arasında yeni bir “dostluk dönemi”nin başlangıcı olarak nitelendirildi. Ancak bu “yeni dönem” 1922 yılında sona eren Türk-Yunan savaşından hemen sonra anlaşma ve yaklaşık on yıl süren bir savaşın kendisiyle birlikte kaçınılmaz olarak getirdiği etnik gerilimler tarafından gölgemekteydi. Bu tez, Türk-Yunan yakınlaşmasının sonuçlandığı uluslararsı ilişkiler matrisini kısaca inceledikten sonra iki yönlü bir analizi hedefliyor: Bir taraftan -parlamentodaki tartışmalarda, halka açık konuşmalarda ve rejim taraftarı basında (hem Venizelist Ελεύθερον Βήμα (Serbest Kürsü’ de) hem Cumhuriyet’ te) yankılanan- Venizelist ve Kemalist hükümetlerin, her iki ülkenin “kamuoyları” tarafından da desteklendikleri iddiasıyla, anlaşmayı kamuoyunda meşrulaştırmak için kullandığı, bir diğerinin “güvenilir” ve “yeni” ortak olarak tasvir edilerek, geçmiş kötü çağrışımlara mesafe konulduğu, milliyetçi söylemleri yeniden inşa etmeyi deniyor. Diğer taraftan bu çalışma, bu resmi söylemlerle muhalif/popüler söylemler arasında ortaya çıkan farklara ışık tutmaya çalışıyor. Bu amaçla, her iki ülkede de 1930 yılı basını taranarak, Haziran ve Ekim ayında imzalanan anlaşmalarla ilgili, resmi söylemin daha popüler versiyonlarını dillendiren basının -Türkiye’deki Vakit gazetesi gibi-, Yunanistan’da anti-Venizelistlerin oluşturduğu muhalif partilerin, ya da göçmen/mübadil gruplar ve komünistler gibi marjinalleştirilmiş grupların bu anlaşma etrafında geliştirdikleri milliyetçi tahayyüller ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Bu amaçla kullanılan metod, farklı politik sonuçları, güç ilişkilerini ve söylemlerde içerilen çelişkileri açığa çıkaran bir anlatı ortaya koymak amacıyla, parlemento tartışmalarını ve bir dizi gazete metnini yeniden inşa eden bir eleştirel okumadır.