![]() |
|||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||
|
An abstract
of the Thesis of Mustafa Akyol for the degree of Master of Arts Title: The
Origin of Turkey's Kurdish Question: An Outcome of the This thesis looks
at the impact of the transformation of Ottoman society from a multi-ethnic,
religious and decentralized structure (i.e. the Ottoman Ancien Régime)
to a modern nationhood on its Kurdish citizens. The roots of the Kurdish
discontent with Turkish authority are traced back to the reaction of
the Kurdish notables to the centralization reforms of the Tanzimat period.
The main focus of the thesis is, though, on the period of revolutionary
transformation from the Ottoman Empire to the Turkish Republic. Until
the official destruction of the empire, under which the symbols of the
Ottoman Muslim millet had served as a common bond between Turks and
Kurds, the latter stayed devoted to the former’s struggle for survival
and independence. However, after 1922, and especially from 1924, the
radical emergence of the modern identity of the Turkish Republic alienated
the Kurdish population and
Atatürk İlkeleri
ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Başlık:
Türkiye'nin Kürt Sorununun Kökeni: Osmanlı 'Eski Rejim'inin Bu tez, Osmanlı toplumunun
çok-etnisiteli, dini ve adem-i merkeziyetçi Osmanlıcılık'tan modern
bir ulusa radikal bir dönüşüm süreciyle geçişinin Kürt yurttaşlar üzerindeki
etkisini ele almaktadır. Her ne kadar tez, Kürt sorununun arka planını
Kürt yerel liderlerin Tanzimat dönemindeki merkezileştirme reformlarına
dayandırarak 19. yüzyılın ortalarına kadar geriye gitse de, ana odak
noktası, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş dönemidir.
Tezde, Osmanlı İmparatorluğu'nun resmi olarak yıkılmasına dek, imparatorluğun
"Müslüman milleti"ne ait değer ve sembollerinin Türkler ve
Kürtler arasında hala bir bağ olarak etkili olduğu ve Kürtleri Türklerin
hayatta kalma ve bağımsızlık kazanma davasına bağladığı savunulmaktadır.
Ancak 1922'den, özellikle de 1924'ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti’nin
modern kimliğinin radikal bir biçimde belirginleşmesi Kürt nüfusu yabancılaştırmış,
bir tepki olarak Kürt milliyetçiliği güçlenmiş ve buradan da Kürt isyanları
doğmuştur. Tez, ulus devletler çağında Osmanlıcılığın çöküşünün kaçınılmaz
olduğunu vurgulamakta, ancak ulus-inşasında kullanılan yöntemler ve
hızın farklı olmuş olabileceğini savunmakta, "devrimsel yerine
evrimsel bir yaklaşım olabilirdi" görüşünü savlamaktadır. Bu yaklaşımın
neden hayata geçme şansı bulamadığı ve bunun Türkiye'nin Kürt sorunun
nasıl etkilediği, tez boyunca, Türk tarihinin söz konusu dönemiyle ilgili
literatürün kapsamlı bir incelemesi yoluyla ortaya konmaktadır. |
![]()