Alphan Telek - Rethinking Political Secularism in the Works of Post-Revolutionary Iranian Intellectuals: Akbar Ganji, Abdolkarim Soroush and Mohsen Kadivar

Abstract: “Rethinking Political Secularism in the Works of Post-Revolutionary Iranian Intellectuals: Akbar Ganji, Abdolkarim Soroush, and Mohsen Kadivar”

Alphan Telek, Master’s Candidate at the Atatürk Institute for Modern Turkish History at Boğaziçi University, 2016

Prof. Dr. Duygu Köksal, Thesis Advisor

This thesis argues that the discourses of post-revolutionary Iranian reformist, religious intellectuals transformed from a vague notion of “religious democracy” to more concrete concept of “political secularism” in the second part of the 2000s. More specifically, this thesis focuses on the works of Akbar Ganji, Abdolkarim Soroush, and Mohsen Kadivar. Examining their works and discourses it is clear that an alternative and democratic conception of secularism - namely “political secularism,” which rejects both secular and religious fundamentalisms that Iran experienced in the last century - emerged as a political principle that to maintain the unity of society on the basis of socio-political equality and freedom. 

 

Özet: “Devrim Sonrası İranlı Entelektüellerin Çalışmalarında Siyasal Sekülerizmi Yeniden Düşünmek: Akbar Ganji, Abdolkarim Soroush ve Mohsen Kadivar”

Alphan Telek, Yüksek Lisans Adayı, 2016, Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü

Prof. Dr. Duygu Köksal, Tez Danışmanı

Bu tezde, devrim sonrası İranlı reformcu dini entelektüellerin temel söylemlerinin soyut “dini demokrasi” kavramından, daha elle tutulur ve gerçekçi siyasal sekülerizm kavramına geçişleri iddia edilmektedir. Daha spesifik olarak, bu tezde Akbar Ganji, Abdolkarim Soroush ve Mohsen Kadivar’ın çalışmalarına odaklanılmıştır. Söz konusu İranlı entelektüellerin çalışmalarının incelenmesiyle sekülerizmin kapsayıcı, alternatif ve demokratik yorumlanışı olan siyasal sekülerizmin ortaya konduğu görülecektir. Söz konusu İranlı entelektüeller siyasal sekülerizmi, İran’ın geçtiğimiz yüzyılda deneyimlediği hem seküler hem dini radikalizme alternatif olarak, toplumu eşitlik ve özgürlükler temelinde bir arada tutabilecek yeni bir siyasal prensip olarak çalışmalarında ortaya koymuşlardır.