Javascript DHTML Drop Down Menu Powered by dhtml-menu-builder.com
 


 
Prens Sabahattin

Toplumbilimci ve siyaset adamı Prens Sabahattin 30 Haziran' da İsviçre'nin Neucatel kentinde öldü. Padişah Abdülmecit'in kızı Seniha Sultan ile Damat Mahmut Celalettin Paşa'nın oğlu olan Prens Sabahattin 1877'de İstanbul' da doğdu. Özel öğrenim gördü. 1899'da II. Abdülhamit yönetimini eleştirdiği için gözden düşen babasıyla birlikte Fransa'ya gitti. Paris'te, siyasetbilimciler ve toplumbilimcilerle ilişki kurdu. Yurtdışında Abdülhamit'in baskıcı yönetimine karşı mücadele eden Türk aydınlarını bir araya getirmeye çalıştı; birinci (1902) ve ikinci (1907) Jön Türk kongrelerini topladı. Teşebbüs-i Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'ni kurdu. Terakki dergisini yayımlayarak özel girişimci1iği ve yerel yönetimi savunan görüşlerini açıkladı. II. Meşrutiyet'ten sonra İstanbul'a döndü, Osmanlı Ahrar Fırkası'nı kurdu (1908). Merkezi otoriteye karşı çıkan görüşleri, İttihat Terakki'nin yönetim anlayışıyla çeliştiğinden İttihatçılarla arası açıldı. Buna karşın görüşleri asker ve sivil aydın çevrelerde taraftar kazandı. İstanbul' da düzenlediği siyasal toplantılar sırasındaki konuşmaları nedeniyle bir süre tutuklandı. Baskılardan kurtulmak için gittiği Mısır' dan, I. Dünya Savaşı'nın sonunda döndü. Cumhuriyet döneminde 0smanoğulları ülkeden çıkarılınca (1924) önce Fransa'ya, daha sonra İsviçre'ye yerleşti. Ölümünden bir süre sonra kemikleri Türkiye'ye getirilerek Eyüp Mezarlığı'nda, babasının yanına gömüldü. Prens Sabahattin, Ziya Gökalp'in Durkheim'dan etkilenerek öne sürdüğü toplumcu görüşe karşı, Le Play'in bireyci anlayışını savundu. Edmond Demoulins'in Anglo-Saksonların Üstünlüğü Neden İleri Geliyor adlı yapıtı, görüşlerinin temelini oluşturdu. Demoulins toplumları, zümrelerin hakim olduğu ve kişilerin önem kazandığı toplumlar olarak ikiye ayırıyordu. Bireylerin önem kazandığı toplumlarda, toplumsal zümreleşmenin, bireyin çevresinde oluştuğunu söylüyor, Anglosakson ülkeleri örnek vererek bu tür toplumların geliştiğini öne sürüyordu. Prens Sabahattin, çeşitli tarihlerde yayımlanan yapıtlarında, Osmanlı Devleti'nin çöküşünü, bu görüşler doğrultusunda, zümrelerin egemen olduğu bir toplum olmasıyla açıkladı, merkezi otoriteye karşı ve bireysel girişimciliğe destek veren bir yaklaşımı savundu.