Gizem Çimşit - Conscription in the Nineteenth Century Ottoman Empire: Its Reflections on the Lives of Ordinary People and Resistance, 1843-1876

An abstract of the thesis of Gizem Çimşit for the degree of Master of Arts from the Ataturk Institute for Modern Turkish History to be taken May 2015

Conscription in the Nineteenth Century Ottoman Empire: Its Reflections on the Lives of Ordinary People and Resistance, 1843-1876

This thesis examines the creation of a new army in the Ottoman Empire in the nineteenth century manned by conscripts. Starting from the eighteenth century, significant reforms were introduced in the Empire. A new army and a regular recruitment system were part of these reforms which are within the scope of this study. Especially after 1846, Ottoman subjects started to be recruited for military service as an obligation. This study presents the early years of implementation of the recruitment system. While analyzing the conscription law of 1846, the thesis takes examples of the practice of the law from archival documents. Finally, it tries to show the subjects’ reactions to conscription, which might have created cracks in the relationship between the state and its subjects. These reactions ranged from negotiable methods for avoiding the military service obligation to open rebellion, desertion, and even banditry. The law forms a struggle field for the ordinary people who are mostly invisible in history studies. The thesis tries to tell the real stories of ordinary people by analyzing this point of contestation which provides a chance to hear them.

 

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Gizem Çimşit tarafından Mayıs 2015’te teslim edilen tezin kısa özeti

On dokuzuncu Yüzyılda Osmanlı’da Zorunlu Askerlik: Sıradan Đnsanların Hayatına Etkileri ve Direnişler, 1843-1876

Bu tez, Osmanlı’da on dokuzuncu yüzyılda zorunlu askerliğe dayalı yeni bir ordu yaratılması sürecini incelemektedir. On sekizinci yüzyıldan başlayarak, imparatorlukta önemli reformlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yeni bir ordu ve düzenli bir askere alma sistemi bu reformlardandır ve çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır. Özellikle 1846 yılından sonra Osmanlı tebaası kendi istekleri ve iradeleri dışında askerlik hizmeti için kaydedilmeye başladılar. Bu çalışma, askere alma sisteminin ilk yıllarındaki uygulamaları ortaya koymaya çalışmaktadır. Bir yandan Kur’a Kanunnamesini incelerken, pratikteki uygulamaları anlamak için de arşiv kaynaklarından örnekler sunmaktadır. Son olarak, bu tez tebaanın zorunlu askerliğe karşı tepkilerini ortaya koymaktadır. Bu tepkilerin devlet ve tebaa ilişkisinde yaratmış olabileceği çatlaklar araştırılmaktadır. Bu tepkiler, askerden kaçmak için uzlaşma ve müzakere metotlarına dayalı ve daha yumuşak yöntemlerden açık isyan, firar ve hatta eşkıyalığa kadar uzanmaktadır. Kanun tarihte sesini duymaya çok alışık olmadığımız sıradan insanlar için bir mücadele alanı yaratmıştır. Bu sesleri duymamıza yardımcı olan bu mücadele alanı analiz edilerek basit bir ahaliden çok daha fazlası olan insanların gerçek hikayeleri anlatılmaya çalışılmaktadır.