Özlem Akkaya / The Construction of Gendered Subjectivities of Female Broadcast Professionals within TRT (1964 – 1989)

An abstract of the Dissertation of Özlem Akkaya, for the degree of Doctor of Philosophy from the Atatürk Institute for Modern Turkish History at Boğaziçi University to be taken in August 2013

The Construction of Gendered Subjectivities of Female Broadcast Professionals within TRT (1964 – 1989)

This dissertation studies the construction of gendered subjectivities of the women who worked as broadcast professionals for the Turkey Radio and Television Corporation (TRT), during the period of state monopoly on air between 1964 and 1989. The primary aim of the research is to make visible these women’s agency in the development of radio and TV broadcasting in Turkey, which is usually neglected in conventional accounts about media history. Besides this overall aim, the research particularly attempts to find out the ways female broadcast professionals were incorporated into the state ideology as agents. It pursues this objective by situating these women’s personal narratives within the historical context of the socioeconomic, political and cultural transformation through which Turkey passed from developmentalism to neoliberalism as the dominant state ideology.

The research first describes the development of radio broadcasting in Turkey under the state monopoly before the establishment of TRT in 1964 and women’s involvement in this process. Then it questions the influence of the definition of radio and television’s social role as citizen education in the developmentalist period of the 1960s and the 1970s on the women TRT recruited as broadcast professionals, with a focus on these women’s negotiation with the dominant gender ideology sponsored by the state. After that, it examines the implications of the transformation in the state hegemony to neoliberalism as aligned with conservatism in the 1980s both for the discourse on womanhood circulating on the state-governed air and for female broadcast professionals’ participation in the creation of this discourse. The final focus is given to the changes and continuities in the imagery of female broadcast professionals as depicted in the popular culture from the 1970s to the 1980s. 

The research analyzes women’s engagement with the professional field of broadcasting with an emphasis on their agency in the creation of mediated texts in both time periods. Drawing mainly on female broadcast professionals’ personal narratives, it accepts them not as passive conduits whereby the state ideology was transmitted to audiences, but as active and critical mediators of this ideology. In this way, the study sheds light on the historical interaction between these women’s participation in media production and the circulation of mixed and/or conflicting meanings about womanhood on the state radio and television.

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Doktora Derecesi için Özlem Akkaya tarafından Ağustos 2013’te teslim edilen tezin özeti

TRT’de Kadın Yayıncıların Cinsiyetlenmiş Öznelliklerinin İnşası (1964 – 1989)

Bu tez 1964 ve 1989 yılları arasında yayıncılıkta devlet tekeli döneminde Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nda (TRT) çalışan kadın yayıncıların cinsiyetlenmiş öznelliklerinin inşasını incelemektedir. Tezin öncelikli amacı kadınların Türkiye’de radyo ve televizyon yayıncılığının gelişimindeki, bilinen medya çalışmalarında genellikle görmezden gelinen, failliğini görünür kılmaktır. Bu genel amacın ötesinde tez, özellikle yayıncı kadınların devlet ideolojisine onun temsilcileri olarak dahil edilme biçimlerini açığa çıkarmaya çalışmaktadır. Bu hedefin peşinden ise yayıncı kadınların kişisel anlatılarını Türkiye’de hakim devlet ideolojisinde kalkınmacılıktan neoliberalizme doğru yasanan sosyo-ekonomik, politik ve kültürel değişimin tarihsel bağlamına yerleştirerek gitmektedir. 

Çalışma ilk olarak 1964’te TRT’nin kuruluşundan önce Türkiye’de radyo yayıncılığının gelişimini ve kadınların bu sürece katılımını tasvir etmektedir. Ardından 1960’lar ve 1970’lerdeki kalkınmacı dönemde radyo ve televizyonun toplumsal rolünün vatandaş eüitimi olarak tanımlanmasının TRT’nin yayıncı olarak işe aldıgı kadınlar üzerindeki etkisini, bu kadınların devlet sponsorluğundaki hakim toplumsal cinsiyet ideolojisiyle müzakeresine odaklanarak sorgulamaktadır. Daha sonra, devlet hegemonyasında muhafazakarlıkla işbirliği halindeki neoliberalizme doğru yaşanan dönüşümü hem devlet tekelindeki radyo ve TV’de dolaşımda olan kadınlık söylemi hem de kadın yayıncıların bu söylemin üretimine katılımı açısından incelemektedir. Son olarak üzerinde durulan nokta ise, 1970’lerden 1980’lere uzanan süreçte kadın yayıncıların popüler kültürde tasvir edildiği haliyle imajlarında görülen değisiklikler ve sürekliliklerdir.

Çalısma kadınların mesleki bir alan olarak yayıncılıkla kurduğu ilişkiyi her iki dönemde de medya metinlerinin yaratımındaki failliklerine odaklanarak incelemektedir. Ağırlıklı olarak yayıncı kadınların kişisel öykülerinden yararlanarak, onları devlet ideolojisinin izleyicilere ve dinleyicilere aktarıldığı edilgen kanallar olarak değil, bu ideolojinin etkin ve eleştirel aracıları olarak kabul etmektedir. Böylelikle, kadınların medya üretimine katılımıyla devlet radyo ve televizyonunda kadınlıkla ilgili üretilen söylemin çatışmalı doğası arasındaki tarihsel etkileşime ışık tutmaktadır.