Tuna Başıbek - Tanzimat and Penal Modernity: The Abolition of Torture in the Mid-Nineteenth Century

Abstract

This thesis studies the abolition of torture in the Ottoman Empire from 1840s up until the mid-1860s as a component of newly-raised Tanzimat legislation and, more generally, the Ottoman judicial transformation in the nineteenth century. It will be investigated the context in which the anti-torture law took place in this period and how this official policy came into practice after relevant laws and regulations were issued by the Sublime Porte.

It will be argued that the anti-torture law was an outcome of global legislative wave against body-oriented punitive methods in penal proceedings, whose origins could be traced back to the mid-eighteenth century. Since this law was a part of penal modernity, which first occurred in Europe, this thesis tries to concentrate on its utilization in everyday court practices. It explores how ordinary Ottoman subjects made use of this Tanzimat novelty when they were encountering with legal discourse. Moreover, this thesis reevaluates foreign, mostly British, diplomatic pressure on the Tanzimat statesmen about ongoing practice of unlawful torture through the nineteenth century diplomatic environment. Intentionally, I establish a bond between a global legislative trend and simple judicial strategies of Ottomans. Broadly, the Ottoman judicial transformation in the first two decades of the Tanzimat era is examined by relying on archival documents, official correspondences, consular reports, and most importantly penal court records and interrogation procedures.

 

Özet:

Bu tez 1840’lardan 1860’ların ortasına kadar yükselen Tanzimat yasama sürecinin ve on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı hukuki dönüşümünün bir bileşeni olan.işkencenin yasal olarak lağv edilmesini incelemektedir. İşkence karşıtı yasanın bu dönemde ne tür bir bağlam içerisinde yer aldığını ve resmi bir politika olarak Bab-ı Ali tarafından ilgili yasalar ve kararnameler yürürlüğe girdikten sonra nasıl uygulandığı incelenecektir.

Kökeni 1850’lerin ortalarına kadar götürelibilecek olan Tanzimat dönemi işkence karşıtı yasa bedene yönelik cezai pratiklere karşı gündeme gelen küresel yasayapım dalgasının bir parçasıdır. Bu yasa ilk olarak Avrupa’da ortaya çıkan cezai modernitenin bir parçası olduğundan bu tez yasanın gündelik mahkeme pratiklerinde kullanımına odaklanıyor. Sıradan Osmanlı tebaasının devletin hukuki söylemiyle karşılaştıklarında bir Tanzimat yeniliği olan bu yasadan nasıl faydalandığını inceliyor. Dahası bu tezde genellikle Britanya kaynaklı diplomatik baskının, süregelen yasa dışı işkence pratikleri hakkında, Tanzimat devlet adamları üzerinde nasıl bir etki bıraktığını yeniden gözden geçiriyor. Tez boyunca, taammüden, küresel yasayapım trendleriyle sıradan Osmanlıların basit hukuki stratejileri arasında bir bağ kurmaya çalışılacak. En geniş çerçevede, Osmanlı İmparatorluğu’nun Tanzimat’ın ilk yirmi yılında geçirdiği hukuki dönüşümü arşiv belgeleri, resmi yazışmalar, konsolosluk raporları ve en önemlisi cezai mahkeme kayıtları ve soruşturma tutanaklarına dayanarak inceliyorum.